Haziran 12, 2009
iyi değilim aşkım;
umutsuzca uyanıyorum sabahları..
Güneş yüzüme vurdukça daha bir karanlık oluyor günlerim.
Kahvaltı saatlerimi hep kaçırıyorum.Bilirsin sigara iştahımı kesiyor..
Öyle pek özenmiyorum üstüme başıma..Ne geçerse elime giyiyorum.sen yoksun ya ‘’güzel görünüyorsun’’ demesinler istiyorum..
Yine en arka koltuğunda oturuyorum minibüsün yine camda oluyor gözlerim..
sen tutmuyorsun ya elimi cebimden hiç çıkartmıyorum..
İyi değilim aşkım;
Herkes sana benziyor sanki..’’saçı az daha kısa olsa biraz daha içten gülse..’’ daha çok benzeyecek olanları ayırıyorum.yoksun ya yokluğun da yepyeni senler arıyorum..
En zor geceler oluyor. İzlediğimizi izlemiyorum senin uyuduğun saatlerde uyumuyorum. Olur ya bir rüyada karşılaşma ihtimali…
Unutuyor gibi yapıyorum. Biriken yaralarımı acıtmasınlar diye
hiç kanatmıyorum.Seni de kan tutardı hani..Bak görüyorsun bunu bile hatırlamıyorum..
iyi değilim aşkım;
Artık şiirlerimde yok süslü kelimelerle sana seslenecek. Adının geçmediği cümlede O GİTTİ diyerek sevgiyi anlatmak çok zor oluyor çünkü. Kağıda kaleme dokununca kömür değil gözyaşım dökülüyor ya ziyan oluyor sayfalarım…
Bir de Pazar günleri var tabi.Hiç buluşmadığımız bir yerde hiç bilmediğin bir saatte seni bekliyorum. Gelmen pekte anlam ifade etmiyor. Ben seni beklemeyi hala çok seviyorum…
İyi değilim aşkım..
Daha bencil oldu duygularım daha çok ben demeyi daha çok sabretmeyi öğrendim.sayısız yalanlarla ‘’çok özledim’’ seni demeyecek kadar.. Yokluğunla aramda inanılmaz bir dostluk başladı. Kimseyi almıyoruz aramıza..bak benden başka sen senden başkada düşüncem yok satırlarımda..
iyi değilim aşkım..
Hiç iyi değilim..
Bu saatten sonra sana ‘’dön’’ mü yoksa ‘’hoşça kal’’ mı demeliyim??
Haziran 12, 2009
İle Kızıla Boyanırya Hüzünü Aksamlarda…
İşte Öyle Birseydi Bendeki Niyet-i Sen…
Şair Diyorduya Halka Arz Sözlerinde, ” Biraz Kızıl Biraz Mavi ” Diye…
İşte Bir Yanı Mavi Bir Yanı Kızıl Sama Yüreğimin En Sessiz Cıglıkları…
Sana Susayan Her Yanım Kızıl, Sustukca Kelama Dökülenlerim İse Mavi..
Oysa Kızılı Sen Mavi’si Bendim Bu Filmin…
Sükuneti Bozulmus Renklerin En Özelini Oynamaktı Bu Sahnede Payımıza Düşen…
Perdeyi Beyaz Secmişken Kendi Oynumuza Neydi Bizi Kapkara Son’la Bitiren..
Devamı
Haziran 12, 2009
Hiç Bir Şeye Yetemediğin Anlar Vardır..
Yasadigin her seyin sabun köpügü oldugunu anladigin,,
Baloncuklar teker teker patlarken herseyi kaybettiginin farkinda olup da,,
Hiç bir sey yapamadigin…
Ve kimseyle konusmak istemeyip,,
Kendine çagrilarini bile mesgule aldigin…
“Ben güçlüyüm” yalanini her söylediginde aynaya,,
Yüzün kizarir böyle zamanlarda…
Hayat güçlüdür..
Gerçegi bilmek kimseye bir sey kazandirmayacagindan,,
Herkes kendi gücüne inanmak ister.
Sonra bir anda Sessiz bir sabaha gözlerini açarken,,
“Hayir” dersin…”güçlü falan degilim bennn.”
Bir anda tüm mücadeleden vazgeçersin….
Tüm kavgalarindan.
Her seyi oldugu gibi birakmak,,ayak uydurmak istersin..
Sessiz bir kabullenmislige bürünürsün…
“Oldugu kadar” cümlesi,,girip yerlesir hayatina.
“Olmali” kelimesi terk edip gider cümlelerini..
Beklentiler,,hayaller bos gelmeye baslar artik.
Kimse senden bir sey beklemesin istersin,,
Sen hayattan bir sey beklemezken….
Yorgunlugun,yilginligin arttikça zincirler seni,,
Birakip kaçma, yeni hayaller kurma,,
Yeni bir seylere baslama hevesi yasamindan uzaklastikça…
Asla bitmeyecek yorucu yokuslar gibi isteksiz birakir seni,,
Hayata karsi…
“Oldugum kadarim”
“Çabalamanin anlami yok daha fazlasi için” dersin
Ve KAYBEDERSİN…
Haziran 12, 2009
Nas
il bir tesellisin, hangi gecenin lekesisin sen?
Hangi kanlı geceden çıkıp geldin
Tamda kendimi toparlamaya yeni başlamıştım ki
umutsuzlukları kapı önüne koyup umudu içeri almışken
Nerden çıkıp geldin hayatıma
Ben eskileri bir kutuya koyup çöpe atmaya hazırlanırken
Neden açtın o kutunun agzını
Benim senden kurtuluşum olmayacak mı
Ben kaçarken senden, eskilerden, yangınlardan…
Neden???
Neden durup durup kendini hatırlatıyorsun bana
Neden zamanlı zamansız yaramı kanatiyorsun
Neden olur olmaz canımı
yakiyorsun
Oysa ne güzel geçip gidiyordu günler sensiz
, sessiz.
Alıştırıyordum kendimi yokluğuna ,unutuyordum tam da seni.
Ama sen gene yaptın yapacağını,
Tuhaf olan neydi bu masalda çözemiyorum bir türlü..
Dur bir düşüneyim,
Bir kadın bir adam.
Kadın adama aşık adam da kadına,
Ortada bir çok engel,
Kadın engelleri aşmaya hazır, adam çekingen.
Kadının dilinde bir çok söz, adam suskun.
Kadının gözünde durmayan göz yaşları, adam hüzünlü.
Adam gider, kadın kalır.
Kadın bekler, adam dönmez.
Kadın hala sever , adam daha da çok sever.
Kadın bekler ,adam dönmez.
Umutludur kadın “sevgi varsa herşey düzelir” der.
Hiç birşey düzelmez,
Bir sabah ansızın bir sesle uyanır kadın,
İçinde tarifsiz bir acı yüregi yangın yeri..
Adam ölür, kadın susar.
Herşey biter.
Sevgi ,inanç ,güven, umut, hayat
Kadın beklemeyi bırakır.
Adam sonsuzluğa karışır.
Kadın unutmaya çalışır yaşananları ama yapamaz
Koca bir depremden çıkmış şehrin sokaklarına döner yüreği
Enkaz altında kalır tüm inandıkları,
Kadın sessiz sedasız aglar durur bir köşede,
Ona dair tüm umutları bitmiştir.
Bilir ki sevdigi adam hiç bir zaman dönmeyecektir,
“Tamam” der kadın “unutmak zamanıdır şimdi”
Ve adam,
Bir sözle bir şarkıyla bir kokuyla hep hatırlatır kendini kadına..
Ve işte o anlardan biri daha
Radyo da Barış abinin o meşum şarkısı
“Nasıl kıydın kendine gülbebegim”
Barış abi söylüyor, kadın aglıyor.
Sokaktan yaseminlerin kokusu geliyor.
Yaseminler kokuyor, kadın hasrete bulanıyor.
Telefonun ucun da eski bir dost eskilerden bahsediyor
Kadın eskileri topluyor…
Bir kaç söz bir kaç anı hüzünlü bir melodi,
Adam yine kadının karşısın da….
Hikayenin sonu ?
Ne gidişler, ne gelişler, ne ölüm…
Unutturamaz kadına adamı….
Ya da unutmak istemez kadın, sevdigi güzel gözlü adamı..
Anladım…
Sen degilsin kendini hatırlatan….
Benim seni bir türlü unutamayan….
